Yemek pişirmek bir sanattır..

Gelin bu sanata hep beraber ortak olalım ve bu sanatı layığı ile yerine getirip tüm sevdiklerimizin kalbine ulaşalım...Bol tarifli, renkli menülü, mis kokulu, ağız tadımızın kaçmadığı nice paylaşımlara...

23.2.08

Dünden bugüne rakı

Rakının mucidi ve nerede imal edildigine dair bilgiler ne kadar belirsizse, anavatanının Osmanlı İmparatorluğu olduğu da o kadar kabul görmüştür. II. Selim'den bu yana belgeli olarak rakıdan sözedilmektedir ve rakı tüm dünyanın kabul ettiği bir Türk içkisidir. Nedense yaşamımızdan çıkardığımız kımızı saymazsak milli içkimizdir.

Aslında Yaratılış Destanı'nda rakı "arak" adıyla karşımıza çıkar, ancak muhteviyatıyla ilgili bilgi yoktur:

Oğuz Han'ın gönderdiği seferlerden zaferle dönen üç oğlu için düzenlenen toyda (şölen) kurulan otağ öyle görkemliydi ki, şu şiirle anlatıldı:

..."Tokuz yüz yılkı (yaşlı at), tokuz bin koy (koyun) öltürdi,
Bulğar(deri)dan toksan tokuz havuz kıldırdı
Tokuzına arak (rakı), toksanına kımız tolturttı"...

Adıyla ilgili yapılan varsayımların en akla yatkını Arapça ter anlamına gelen "arak" sözcüğünden türemiş olmasıdır. Çünkü rakı üretilirken, imbikteki damıtma işlemi sırasında ter gibi damlacıklar oluşur ve bu damlalar birleşerek oluktan dışarı akar. İmbik olmadan alkol üretilemez. İskenderiyeli simyacı Maria'nın MS 1. yüzyılda "tribikos" adını verdiği imbiğin bulucusu olduğunu Zosimos'un Simya Ansiklopedisi'nden öğreniyoruz.

İslam dünyasında İbn-i Sina, 7. yüzyılda yaşamış mutasavvıf Geber'in şaraptan damıtma yoluyla alkol elde ettiğini yazmıştır. İslam öncesi Türkler üzümden, baldan ve bitki karışımlarından şaraplar yaparlardı ve tüm bu içkilerin ortak adı "çakır"dı. Ne kadar tanıdık bir sözcük! Bildiniz değil mi, çakırkeyfin dilimize nereden geldiğini...

Bir anekdot da düşelim. İlk Tekel Genel Müdürü, Hüsnü Çakır'dır (1932-35).

Osmanlı'da rakının bilinen ilk tarihi belgesinin Kanuni'nin oğlu II. Selim'in bir fermanı olduğunu yazmıştık. Sultan Abdülhamit'in başmabeyncisi Sarıcazade Ragıp Paşa, Tekirdağ yolu üzerinde kurduğu çiftliğinde rakı imalatı yapmış ve Umurca Rakı Fabrikası adını verdiği tesisinde Umurca rakısını üretmiştir. Rakının güzelliği, Abdülhak Şinasi Hisar'ın "Boğaziçi Mehtapları" adlı kitabındaki övgülerde sabittir.

Hiç yorum yok: