Yüksek alkollü damıtık içkiler (viski, konyak, votka gibi) güneş görmeyecek şekilde ve serin bir yerde dik tutularak saklanması gerekir. Böylece çok uzun yıllar bozulmadan muhafaza edilebilir.
Viski yüzde 40 alkolle yüksek dereceli bir içki olduğundan içinde bakteri barınamaz ve üreyemez. Bazen viski şişesinin içinde ufak parçacıklar, zerrecikler görürseniz, bu viskinin hafif bir filtrasyondan geçtiğine işarettir. Bütün iyi malt viski üreticileri böyle yapar. Çünkü viskiyi berraklaştırmak için yapılacak her fazla filtrasyon, viskinin lezzet maddelerinin bir kısmını da alıp götürür. Zaten şu anda en yeni moda, hiç filtre edilmemiş, hafif bulanık viskileri şişelemek.
Çünkü güneş içkinin rengini soldurur, sıcak hava ise içkinin kapağının kenarlarındaki çok minik boşluklardan içeri girerek içkinin içindeki alkolün buharlaşmasına neden olur. Alkol buharlaştıkça içkinin alkol derecesi de düşer. Bu yüzden de içkinin bozulma riski artar. Şişeyi dik tutmaktaki amaç ise mantarın ıslanmasını önlemektir.
Şarap şişeleri yatık olarak saklanır, çünkü şarap şişelerinin mantarı çok daha sıkı yerleştirildiği için mantarlarından sızdırma ihtimalleri pek olmaz.
Bir şişe şarabın ömrünün belirlenmesindeki en önemli etken, uygun saklama koşullarının oluşturulmasıdır. Isı, ideal ortamın sağlanmasında, en çok dikkat edilmesi gereken koşullardan biridir. Kırmızı şaraplar ideal olarak 14 C (derece) civarında, beyazlar ise 8 C civarında saklanmalıdır. Ortamın serinlik derecesi kadar, bu derecenin sabit tutulması da oldukça önemlidir. Isıda meydana gelecek ani ve sık değişiklikler, şaraba olumsuz etki edecektir. Şarap, aydınlık ortamdan uzak bir mekanda saklanmalı ve mümkün olduğunca hareket ettirilmemelidir. Ayrıca, dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri de, şarapların mutlaka yatay pozisyonda saklanmasının gerekliliğidir. Böylece, mantarın şarapla ıslanarak genişlemesi sağlanır ve şişeye hava giriş-çıkışı önlenmiş olur.
Şarabın saklandığı ortam için ideal nem oranı yüzde 70 ila yüzde 80 arasında olmalıdır. Düşük nem ortamı mantarın kuruması ve hacminin daralmasına, dolayısıyla da şarabın hava ile temasına neden olur. Nem oranının yüksek olması ise mantarda çürümeye ve etiketlerde bozulmaya yol açar.
Beyaz şarapların soğutularak, kırmızıların ise oda sıcakılğında içildiğini hepimiz biliyoruz. Bu genel kuralı göz önünde bulundurursak köpüklü ve dömisek şaraplar 5-7 C, beyaz ve rose şaraplar 6-10 C. Kırmızı şaraplar içinse 13-16 derece civarıdır.
Şampanya ve köpüklü şaraplar, bolca karbondioksit gazı içerdiklerinden ve karbondioksit gazı da koruyucu özellikte olduğundan kolay bozulmazlar. Öte yandan bekletilmek suretiyle tadı daha da gelişen ve kalite kazanan şampanyalar çok az bulunur.
Not: Ülkemizde çok güzel şaraplarımız var, fakat son zamanlarda özel sektör şarapları çok pahalandıından sizlere Tekel’in beyaz Semillon ve kırmızı Gumay şaraplarını tavsiye edeceğim.
Ayrıca Tekel’in beyaz ve kırmızı Trakya’ları da çok iyi.
Yemek pişirmek bir sanattır..
Gelin bu sanata hep beraber ortak olalım ve bu sanatı layığı ile yerine getirip tüm sevdiklerimizin kalbine ulaşalım...Bol tarifli, renkli menülü, mis kokulu, ağız tadımızın kaçmadığı nice paylaşımlara...
23.2.08
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder