Yemek pişirmek bir sanattır..
17.10.08
Kış ayında beslenme nasıl olmalı
Bu durum bizim lehimizde işleyebilir, aleyhimize de. Eğer kış aylarında bu artan metabolizma hızını dengeli bir diyet programı ile geçirebilirsek kilo almamız engellenir, hatta kilo verebiliriz. Aksi takdirde artan metabolizma hızı ve iştah kontrol altına alınmazsa ve kişi kendini sürekli yemek ile motive etmeye çalışırsa, aktivitemizin azalması ile birlikte kış aylarında kilo artışı ile karşılaşırız.
Diğer bir taraftan dikkat edilmesi gereken noktalar, kapalı kalın giyeceklerin kilolarınızı örtüyor olması ve aktivitelerimizin azalmış olması. Bu noktalara dikkat etmediğimizde kışı hızlı bir şekilde kilo alabiliriz.
Kilo almamak ve açlık hissini bastırıp kan şekerimizi dengede tutmak için
Açlık duygumuzu bastırabilmek için 5-6 öğünden oluşan az az sık sık beslenme sistemini uygulayın
Kan şekerini dengede tutup açlık oluşmaması için proteinli yiyeceklerle karbonhidratlı yiyecekleri karışık tüketiniz, yoğurt+ meyve, peynir+ ekmek, sebze+yoğurt, et+ çorba gibi
Mide bağırsak sistemini rahatlatıp yumuşatabilmek için sıvıları sıcak içiniz. Suda dahil, unutmayın ki sıcak su zayıflatmaz ama kışın mide barsak sistemini yumuşatıp sindirimi kolaylaştırmak (kabızlığı önler) dışarıya çıkmanıza yardımcı olur.
Kış olsa da susamasanız da 2- 2.5 litre su içiniz.
Gece evde oturmaları uzun olduğundan atıştırma alışkanlığınıza da dikkat edin, eğer varsa bunu ortadan kaldırmak için gayret göstermelisiniz.
Kış aylarında beslenme
Sonbaharla birlikte kış ayları grip ve soğuk algınlığına en çok yakalandığımız dönemlerdir. Bu dönemlerde daha kalın giysiler giyerek vücudumuzu soğuktan korumaya çalışırken metabolizmamızı kışa nasıl hazırlayacağız?
Dengeli beslenmeliyiz
Kış mevsimine girdiğimiz şu günlerde metabolizmamızı da koruma altına alıp daha da güçlendirmeliyiz. Bunun en etkili yollarından biri "yeterli ve dengeli" beslenmedir. Bu her yaş grubu için geçerlidir. Özellikle enfeksiyonlara karşı daha duyarlı olan çocuklar, gebeler ve yaşlılar için beslenme daha da önem taşır. Yeterli ve dengeli beslenme gün içinde her besin grubundan yeterli miktarda almakla sağlanır. Böylece ihtiyacımız olan protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineralleri de almış oluruz.
Vitaminler bağışıklık sistemimizi güçlendirecektir
Kış aylarında metabolizmayı güçlendirmek için antioksidant olarak da görev yapan A ve C vitaminlerinden yeteri kadar almak gerekir. Bu vitaminler bağışıklık sistemimizi güçlendirerek hastalıklara karşı daha dirençli olmamızı sağlar. Bu aylarda bolca bulunan turunçgiller, havuç, brokoli, kabak, brüksel lahanası, yeşil biber, karnabahar, mandalin, maydonoz, roka, tere ve meyvaların tüketilmesi ile bu vitaminleri sağlayabiliriz. Bunun yanında taze sıkılmış meyve suları da vücudumuzun gribal enfeksiyonlara karşı korunmasında etkili olacaktır. Burada önemli olan meyve sularının içilmeden hemen önce sıkılmasıdır. Meyve suları bekletildiğinde C vitamin hızla kaybolur. Çünkü bu vitamin ısı, ışık gibi etmenlerden kolayca etkilenir. Ayrıca soğuk kış günlerinde çay, kahve içmek yerine bitki çayları veya c vitamin yönünden zengin olan kuşburnu çayı tercih edilebilir. Yemeklerde veya öğün aralarında yenen bol miktardaki salata da bize bu vitaminleri sağlayacaktır. C vitamini kaybını önlemek için salatalar da meyve suları gibi yenmeden hemen önce hazırlanmalıdır.
Sonbaharda ve soğuk kış günlerinde yenen balık da içerdiği yağ asidinden dolayı bağışıklık sistemimizin kuvvetlenmesine yardımcı olacaktır.
Beslenmenin her zaman olduğu gibi bu dönemlerde de göz ardı edilmemesi gerektiğini bir kez daha anlıyoruz. Dolayısıyla bize düşen, metabolizmamızı en doğru ve en iyi şekilde korumak ve güçlendirmektir.
Amerikan Hastanesi
Kış aylarında beslenmeye dikkat!
Türkiye Hastanesi Diyet Uzmanı Bahattin Arslan, sağlıklı bir bağışıklık sisteminin kendimizi iyi hissetmemizi, iyi görünmemizi ve enerjimizi daha iyi kullanmamızı sağladığını belirterek, direncimizi düşüren etmenleri şu şekilde sıraladı:
"- Yetersiz ve dengesiz beslenme.
- Turfanda ve katkı maddeleri içeren ve doğal olmayan sebze ve besinlerin kışın çok tüketilmesi.
- Vitamin ve mineral içeriği düşük fastfood gıdaların tüketiminin artması.
- Hareketsizlik ve buna bağlı olarak şişmanlığın artışı.
- Doktor tavsiyesi olmadan kullanılan antibiyotik içerikli ilaçların, bakteri ve virüslerin dirençlerini ve güçlerini arttırması.
- Kışın kapalı ortamlarda uzunca süreler kalınması.
- Çevre kirliliği ve elektromanyetik ışımalara maruz kalma.
- Sebze ve meyvelerin az tüketilmesi.
- Alkol ve sigara tüketimi."
Kış aylarında vücut sıcaklığını korumak ve artan enerji ihtiyacını karşılamak için sıcak, yağlı ve kalorili yiyecek ve içeceklerin tüketiminin arttığını, bu yüzden de daha kolay kilo alındığını ifade eden Arslan, bunun da bağışıklık sistemini zayıflattığını ifade etti. Yine çocukların özellikle bu dönemde açıkta satılan simit, börek, döner ve bazı fast food tarzı yiyeceklerden de kolayca enfeksiyon kapabileceğini hatırlatan Diyet Uzmanı Bahattin Arslan, bu yüzden bağışıklık sistemimizi güçlü tutacak ve
çeşitli enfeksiyonlara karşı direncimizi arttıracak beslenme öğütlerine uymamız gerekeceğini kaydederek şu bilgileri verdi:
"- Antioksidant özelliği olan C vitamini içeren gıdaların bolca tüketilmesi enfeksiyonlardan korunmak ve direnci arttırmak için gereklidir. (Turunçgiller, koyu yeşil yapraklı gıdalar)
- Omage-3 yağ asidinden zengin balığın haftada en az 2 kez tüketilmesi gerekmektedir.
- Yine bağışıklık sistemini güçlendiren ekinezya, mantar, yeşil çayın düzenli tüketilmesinde fayda vardır.
- Antioksidant etkisi olan A vitamini (Balık yağı, süt, yumurta, havuç, kayısı) ve E vitamini (Fındık, ceviz, kuru baklagiller, tahıllar) tüketiminin artırılması gerekmektedir.
- Kereviz, enginar, ıspanak, pırasa gibi kışın doğal ortamlarında yetişen sebzelerin kışın bolca tüketilmesi gerekmektedir.
- Dünya Sağlık Örgütü'nün, günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmesi önerisi doğrultusunda marul, havuç ve kırmızı lahana gibi kış sebzeleri ile hazırlanan salataların öğünlerde mutlaka yer alması gerekmektedir.
- Kış mevsiminde tüketimi artan yağlı ve şekerli besinlerin tüketimini azaltmak gerekmektedir.
- Domates, salatalık, sivri biber gibi kışa özgü olmayan turfanda yetişen sebzelerin tüketimi sınırlanmalıdır.
- Kış mevsiminde kemik ve diş sağlığı için gerekli olan D vitamini ihtiyacının karşılanması için güneşli günlerde yürüyüşlere çıkmalı ve bol bol balık tüketilmelidir.
- Probiyotik etkili süt ürünlerinin tüketilmesi gerekmektedir.
- Kahvaltı yapılmalı ve kahvaltıda şu 3 besin (Pekmez, yeşillik, peynir) mutlaka bulunmalıdır.
Haftalık besin programı yapılırken:
- Haftada 2 kez balık,
- Haftada 4 kez kuru bakliyat,
- Haftada 1 kez kırmızı et,
- Haftada 1 kez beyaz et,
- Haftada 6 kez sebze tüketilmeli, buna hergün yoğurt, meyve, peynir, süt ve salatalar eklenmelidir."
"Kışın Beslenme ve İçecekler"
Kış mevsimini sağlıklı geçirmek için bağışıklık sistemini biraz daha güçlendirmek gerekmektedir. Güçlü bir savunma mekanizmasının temelinde ise yeterli ve dengeli beslenme yer almaktadır.
Vücut Direnci Nasıl Artırılır?
Antioksidanlar, hücrelerdeki oksitlenmeyi önleyen maddeler olarak nitelendirilirler. Bunu vücuttaki bazı enzimleri artırıp, savunma mekanizmasını daha da güçlendirerek gerçekleştirmektedir. Böylelikle vücut direnci artmakta, enfeksiyonlara yakalanma riski azalmakta, eğer hastalık oluşmuşsa daha kısa sürede atlatılmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü bu dönemde vücut direncindeki azalmaya dikkat çekerek antioksidan etkiye sahip olduklarından A, C, E vitaminlerin, selenyum, çinko, magnezyum gibi minerallerin, omega - 3 ve omega - 9 yağ asitlerinin alımını artırmayı önermektedir. Tabi bu öğelerin besinlerden doğal olarak alınması gerekmektedir. Aksi taktirde hekim kontrolünde olmadan preparat kullanımı kansızlık, şiddetli baş ağrısı, böbrek taşı, sinirlilik, saç dökülmesi ve bulantı gibi birçok yan etkiye yol açabilmektedir.
Kış Mevsiminin Beslenmeye Etkisi Nedir?
Kışın güneş yüzünü daha az gösterdiğinden, D vitamini gereksinmesini karşılamakta sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu nedenle havanın güneşli olduğu günlerde 20 dakika kadar güneş ışığından direkt olarak yararlanmaya ve haftada 2 - 3 kere balık yenilmesine özen gösterilmelidir. Kış yaklaştıkça, vücut ısı değişikliğine uyum sağlayabilmek adına harcadığı enerjiyi düşürür. Azalan fiziksel aktiviteye paralel olarak yağ ve şeker tüketimi de biraz kısıtlanmalıdır.
Gerek günlerin kısalması gerekse havaların soğuması ile birlikte fiziksel aktiviteler azalmaktadır. Lifli besinlerin tüketiminin de azalması sonucu kabızlık sorunu kendini göstermektedir. Bu nedenle kış mevsiminin vazgeçilmez yiyeceklerinden kurubaklagillerin, tam tahılların (esmer ekmek, bulgur, kepekli makarna / pirinç / erişte / un) ve özellikle C vitamininden zengin sebze ve meyvelerin tüketimine ağırlık verilmelidir. Günde 10 - 14 bardak su içilmesi de kabızlığı önlemeye yardımcı olacaktır.
Kış Aylarında Neler İçilebilir?
Çay, kahve, gazlı içecekler diüretik etkiler gösterdiklerinden vücuttaki su dengesi üzerine olumsuz etkiler yaratırlar. O nedenle suyun yerini tutmazlar. Su vücuttan toksinleri uzaklaştırmaya yardımcı olur. Gün içerisinde kahve molası yerine su molası vermek daha sağlıklıdır. Kuşburnu, ıhlamur, adaçayı, zencefil, rezene, nar, ekinezya, kekik otu gibi bitki çaylarının da yaygın görünen kış hastalıklarına karşı olumlu etkileri bulunmaktadır. Bunlarla birlikte maden suları, süt, ayran, salep, taze sıkılmış veya piyasada artık sıkça karşılaştığımız %100 meyve suları yemeklerle birlikte ve/veya ara öğünlerde rahatlıkla içilebilir.
İşte bu içeceklerden birkaçının içerdiği faydalara örnekler:
Elma suyu: Pektin, potasyum, magnezyum, kalsiyum E ve K vitamini içerir. Elma suyu içinde kuvvetli antioksidan özellikler gösteren farklı fitokimyasallar da içeriyor. Elma suyu %9-34 oranında (kötü huylu) LDL oksidasyonunu önleyici, kalp hastalıkları ve bazı kanser risklerini azaltıcı etki içermektedir.
Kayısı suyu: Bir bardak kayısı suyu günlük A vitamini gereksiniminin 1/3’ünü karşılamaktadır. Demir, magnezyum, potasyum ve fosfor da içermektedir. Yapılan çalışmalar, karotenoidlerin antioksidan özellikler gösterdiğini ve kansere karşı potansiyel koruyucu etkisi olduğunu ortaya koymaktadır.
Portakal suyu: Kalsiyum, magnezyum ve C vitamini deposudur. Potasyum ve folik asit için iyi kaynaktır. Portakal suyunun oksidatif stresi azalttığını, (iyi huylu) HDL-kolesterolü yükselttiği bilinmektedir.
Üzüm suyu: Potasyum, demir, folik asit, A ve C vitamini ile polifenollerden zengindir. Özellikle mor üzüm ve mor üzüm suyunda bulunan polifenollerin kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkilerinin olduğu uzmanlar tarafından onaylanmaktadır. Antioksidan özelliğinden ötürü cildin yaşlanmasını geciktirmektedir.
Meyve-sebze özlü kokteyller: Soğuk ve kirli havaların yol açabileceği olumsuzluklara karşı güçlü bir sağlık ve güzellik iksiridir. Taze sebze ve meyvelerin zengin içeriği organizmanın günlük gereksinimini karşılarken soğuk ve puslu havalarda korumasız kalan cildin de içeriden beslenmesini sağlar. Bu nedenle içinde bulunduğumuz şu günlerde günde en az bir bardak meyve kokteyli içilmesinde yarar vardır.
Ekinezya: Soğuk algınlığı, nezle, boğaz ağrısı ve idrar yolları enfeksiyonlarının tedavisinde önerilmektedir.
Ihlamur: Yatıştırıcı, idrar söktürücü, dolaşımı düzenleyici, göğsü yumuşatıcı ve balgam söktürücü özellikler içeren ıhlamur mide için de faydalı etkiler göstermektedir.
Kuşburnu: Yüksek oranda C vitamini içeren kuşburnu, yaygın görünen kış hastalıklarından koruyucu etkiler içermesinin yanında kanı temizler, bağırsakları yumuşatır, mide kramplarına iyi gelir.
7.10.08
Mevsimine göre beslenme
OCAK
Balık: Kefal, tekir,kırlangıç, strongilos, levrek,
Sebze: Kereviz, lahana, brüksel lahanası, brokoli, havuç, pırasa,ıspanak, pazı, karaturp, kırmızı turp
Meyve: Elma,nar, portakal, armut, ayva, greyfurt
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Sebze ve et suyu ile hazırlanmış çorbaları sofranızdan eksik etmeyin.
Hareketsiz geçen soğuk kış günlerinde çorbalar bağırsak sistemini
düzenler.Soğuk havalarda vücuda direnç veren balık ve baklagiller de en çok
tüketilmesi gereken besinlerden.
ŞUBAT
Balık: Uskumru, istavrit, lüfer, palamut, tekir, kefal, kalkan, gümüş balığı,
Sebze: Brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, pazı, ıspanak, pırasa, pancar, defneyaprağı, havuç, turp.
Meyve: Elma, portakal, muz, armut, greyfurt, ayva.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Kansere karşı etkili lahanagilleri (lahana, brüksel lahanası, karnabahar ve brokoli) sık sık yiyin. Bol betakaroten içeren havuç ile salata, zeytinyağlı yemek veya havuç suyu hazırlayın.
MART
Balık: Levrek, kalkan, kefal
Sebze: Ispanak, havuç, pırasa,kırmızı turp, brokoli.
Meyve: Elma, muz
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Mart, yaza hazırlık ayıdır. Hafif beslenmeye ve diyet yapmaya başlamanın tam zamanıdır. Mart, aynı zamanda ilkbahara geçiş ayıdır. Bu nedenle hafif bir o kadar da direnç verici besinleri tüketmeye özen
göstermek gerekir. Balık, ızgara et, sebze ve meyveler bol tüketilmeli.
NİSAN
Balık: Kalkan, kılıç, kırlangıç, tekir, barbunya
Sebze: Taze soğan, tazesarımsak, kuşkonmaz,taze kekik, bakla, marul.
Meyve: Can erik
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Kuzu etinin en taze ve lezzetli zamanı. Bu aylarda et olarak kuzu etini tercih edin. Sütlü hafif tatlılar pişirin. Sabah kahvaltısında ve geceleri yatmadan önce bir bardak süt için. Hafif ama sağlıklı beslenerek
ve açık havada düzenli yürüyüşler yaparak fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz.
MAYIS
Balık: Barbunya,levrek, kılıç, kırlangıç, dilbalığı,
Sebze: Enginar, bakla, madımak, semizotu, papatya, ebegümeci,domates, salatalık.
Meyve: Çilek, yeşil erik, malta eriği, dut.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Çilek kısa ömürlü bir meyve. İçeriğindeki zengin vitamin (özellikle C vitamini) ve mineraller sayesinde ani enerji verip, geçiş mevsiminde ortaya çıkan yorgunluk belirtilerini giderir.
HAZİRAN
Balık: Mercan, levrek, barbunya.
Sebze: Enginar, taze patates, taze fasulye, bakla (ayın ortasına
kadar), bezelye, kabak, patlıcan, sivribiber, domates, salatalık, kuzu
ıspanak, semizotu, rezene, marul,üzüm yaprağı, taze soğan, tazesarımsak,
dereotu, dolmalık biber, çalı fasulyesi.
Meyve: Kiraz, yeşil erik, malta eriği, kayısı, şeftali, dut.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Kısa ömürlü dut ve kirazı bu ayda bol bol tüketin. Her ikisi de zengin vitamin ve mineral kaynağı.
TEMMUZ
Balık: Sardalya, barbunya, tekir, ıstakoz, böcek, pavurya.
Sebze: Domates, salatalık, bezelye, dereotu, kum havucu, taze
fasulye, kuzu ıspanak, kabak, patlıcan, semizotu, sivribiber, dolmalık
biber, çalı fasulyesi, barbunya fasulyesi.
Meyve: Kayısı, şeftali, kavun, sarı erik, karpuz, ahududu, vişne.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Semizotu, balıktan sonra en çok omega-3 içeren sebze. Vücut tarafından üretilmeyen bir yağ asidi olan Omega-3, kalp hastalıklarına, zihinsel karışıklığa ve bunamaya karşı ekili.
AĞUSTOS
Balık: Çingene palamudu, mercan, kılıç, sardalye.
Sebze: Domates, salatalık, patlıcan, dolmalık biber, çarliston biber,
sivribiber, taze fasulye, barbunya fasulyesi, kabak, mısır, kırmızı
salçalık biber.
Meyve: Kayısı, kavun, kırmızı erik, şeftali, vişne, böğürtlen,
karpuz, incir, mürdüm eriği, üzüm.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Yaz meyve ve sebzelerinin en olgun zamanı. Meyveleri bol yiyin. Bunun yanısıra balık, zeytinyağlı sebze, hafif soslu makarnaları günlüköğünlerinize paylaştırın.
EYLÜL
Balık: Palamut, lüfer, kılıç, sardalye, kolyoz, kırlangıç.
Sebze: Mantar, patlıcan, mısır, pazı, biberiye, barbunya fasulyesi,
kabak, dolmalık biber, kırmızı salçalık biber.
Meyve: Mürdüm eriği, fındık, kavun, karpuz, incir, üzüm.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Eylül, kışa hazırlık ayıdır. Vücudu soğuk mevsime hazırlamak gerekir.Bol balık, sebze, meyve ve makarna gibi enerji verici karbonhidratlar ağırlıklı beslenin. Mürdüm erik ve fındığı hergün belli bir miktar
tüketmeye özen gösterin.
EKİM
Balık: Pamatu, lüfer, istavrit, barbunya, kılıç, mercan, sardalye.
Sebze: Mantar, fındık, ceviz, ıspanak, yerelması, pırasa, lahana,
kıvırcık salata, kırmızı turp, karnabahar, havuç.
Meyve: Armut, ceviz, üzüm,elma, greyfurt, mandalina, muz.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Ekim ayında omega-3 içerikli cevizin tam zamanı. Cevizi bu aylarda bol bol tüketin. Ayrıca mantarlı nefisyemekler pişirebilirsiniz. Mantar, balık, et ve sebzelere çok yakışır. Mantarı ızgarada üzerine peynir
serperek pişirip kahvaltıda da yiyebilirsiniz.
KASIM
Balık: Mezgit, ringa
Sebze: Balkabağı, kabak, lahana, kereviz, pırasa, yeralması, havuç,
ıspanak, karnabahar, pazı.
Meyve: Ceviz, kestane, üzüm, elma,muz, mandalina, nar, armut, kivi,
greyfurt, Trabzon hurması.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Kasım ayında balkabağından bol bol yararlanın. Çorbası, tatlısı ve pastası ile nefis lezzetler hazırlayabilirsiniz. Balkabağını ayrıca etli sebze yemeklerine de ilave edebilirsiniz. İçerdiği bol betakaroten
sayesinde kansere karşı etkili bir sebze.
ARALIK
Balık: Levrek.
Sebze: Balkabağı, lahana, yerelması, pırasa, brüksel lahanası,
karnabahar, ıspanak, kereviz, havuç, pazı, kara lahana.
Meyve: Elma, mandalina, portakal, nar, armut, muz, kivi, kestane,
greyfurt, ayva, Trabzon hurması.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Soğuk algınlığı hastalıklarına yakalanmamak için sağlıklı beslenin.Portakal veya greyfurt suyu için. Ispanak, baklagil, et, yoğurt, muz,elma ve kuruyemişleri bol tüketin.
















