“Oturduğun zaman, yavaşça votkanın sürahisini al. Şimdi, bu çok değerli içkiyi herhangi bir eski bardağın içine boşaltma. Yoo hayır! Onu gümüşten yapılmış, büyük babana ait antika bir bardağa boşaltmalısın. Ve votkayı hemen içmemelisin. Hayır sevgili beyefendi! Önce derin bir nefes al, ellerini sil ve kayıtsızlığını gösterip tavana bak. Sonrasında, votkayı dudaklarına yavaşça götür. Aniden kıvılcım saçacaktır! Midenden uçuk, vücudunun en uç noktalarına ulaşacaktır.”
Anton Çehov’un bu sözleri votka olarak adlandırılan sıcak içkinin gizemini nasıl da gözler önüne seriyor. O’na göre votka, şuh bir kadın edasına sahip, değer verilmesi gereken, narin ve oynak bir arkadaş.
Rusya’da ilk votkanın on dördüncü yüzyılda yapıldığı tahmin ediliyor ki bu bira veya şaraba göre çok yeni bir tarih. Votka patatesten veya çavdardan yapılan bir içki. Çavdardan yapılmışı daha iyi olur. Damıtıldıktan sonra bir de odun kömüründen süzülür. Bilenler, Rus votkasına niteliğini veren şeyin öncelikle bu kömür olduğunu söylerler.
Votka ilk tüketilmeye başlandığı zamanlarda genellikle soğuk kış günleri tercih ediliyordu. Çünkü, soğukta içilen bir votka içinizi ısıtıyor ve sizi bir battaniye gibi sarıp sarmalıyordu. İnsanın içini ısıtan bu sert mizaçlı çocuk, soğuk ülkelerde sıcak rüzgarlar estiriyordu. Onun içindir ki, votkanın bir Akdeniz ülkesine ait olmasını bekleyemeyiz. Votkanın soğuk ülkelerde rağbet görmesi onun bir kış içkisi olup olmadığı sorusunu ortaya attı.
Votkanın esas memleketi Polonya ile Rusya’dır. Her ne kadar bu iki ülke ilk votka sende değil bende yapıldı diye birbirleriyle iddia etseler de votkanın ne olduğu ve nasıl yapıldığını tanımak kafidir bize.
Votka batı dillerinde Vodka olarak yazılır. Bu kelime Rusça Zhiznennia voda sözcüğünden gelmektedir. Hayat suyu anlamını taşır. Bu sözcük lakap olarak Vodka’ya dönüşüp bu tür içkilere bir ad olarak yerleşmiştir. Vodka birazcık su demektir Rusça’da.
Votka; tarımsal kökenli etil alkolün hammaddesinden gelen organaleptik özelliklerinin seçimli olarak azaltılması amacıyla, aktif kömürden geçirilmesiyle elde edilen distile alkollü içkidir. Özel bir tat ve kokusu yoktur ancak Slav memleketlerinde Votka, bizim bildiğimiz renksiz notr alkol olarak bilinmez sadece. Onlara göre yüksek ispirtolu pek çok içki votkadır. İster tahıllardan, ister patatesten, ister üzümden, hangi bitkilerden yapılırsa yapılsın, o içki votkadır bu insanlara göre. Ayrıca Rusya ve Polonya’da votka bizim bildiğimiz sade beyaz alkol formunda da değildir. Birçok meyvelerle çeşnilendirilmiş olanları ve bitkilerle rayihalandırılanları hatta uzun bir zaman yıllandırılanları da vardır. Batının bildiği manada votka her türlü koku ve yapıldığı bitkinin bütün özelliklerinden arındırılmış saf bir alkoldür.
İNSANLARIN GÜNLÜK İÇKİSİ
Votka, saf bir özelliğe sahip oluncaya kadar yeniden damıtılarak ve ayrıca ince kum süzgeçlerinden geçirilerek arındırılır. Birçok firma süzme işinde meşe kömürü kullanmaktadır.
Vodka daha ziyade Bloody Mary, Screwdriver gibi kokteyllerle meşhurlaşmıştır batıda. Votka bilhassa kuzey Avrupa ülkelerinde, İngiltere ve Amerika başta olmak üzere dünyanın her tarafında üretilmektedir. Polonya ve Rusya’da ise insanların günlük içkisidir
Polonyalılar votkayı genellikle çavdardan imal ederler. Diğer ülkeler çok çeşitli bitkiler kullanırlar ve daha çok şeker kamışı melası en büyük ham maddesidir bu içkinin. Her ne kadar tahıllardan yapılan votkanın daha iyi cins olduğu iddia edilirse de kaliteli bir imalatta neden yapılırsa yapılsın bir fark olmamaktadır. Votka imal edildikten sonra hemen şişelenerek pazarlanır. Yıllandırma, dinlendirme bu içki için söz konusu olmamaktadır.
Dünyaca ünlü votka markalarının başında Smirnoff, Popov, Finlandia, Stolichnaya, Wyborowa gelir. Bizim bildiğimiz notr votkanın yanı sıra çeşitli meyvelerle çeşnilendirilmiş, çeşitli baharlı bitkilerle aromalandırılmış, renklendirilmiş votka türleri de vardır. Vişneli votka popüler bir çeşittir.
Bilhassa Polonya’da yapılan Zubrowka votka türü çok ünlüdür. Bu son sözünü ettiğimiz votka şişelerinin içerisine bizon öküzünün çok sevdiği söylenen bir cins çimen sapından da birer adet konarak şişelenmektedir. Elbette çimenin yeşil rengi alkole karışacağından bu türler yeşilimtrak bir renk taşırlar ve riyaları da çimenimsidir.
Amerika’da votka
Votka'nın ticari olarak Amerika'ya gelişi 20. yüzyılın sonlarına dayanıyor. Amerika'da pazarı ilk oluşturanlar Doğu Avrupalı göçmenlerdi.
1933'de alkol yasağının kaldırılmasıyla, Heublein şirketi Votka markası Smirnoff'un ticari haklarını Rus göçmenlerden satın alarak markayı Amerikan pazarına sundu.
Bir likör şirketi sahibinin votka hakkında yaptığı bir açıklamaya kadar iyi giden votka satışları, yapılan açıklamayla birlikte canlılığını yitirdi. Şirket sahibi yaptığı açıklamada, Smirnoff'u tadı ve kokusu olmayan bir içki olarak tanıtıyordu.
Amerikan votkaları, aromasız olarak piyasaya sürülürler. Markalar arasında sadece çok ince farklar bulunur. Çoğu votkasever, aralarındaki ayrımın tek yolunun alkol içeriği ve fiyatının olacağını bilir.
“Soluksuz bırakır”
2. Dünya savaşıyla birlikte votka Amerika'da tekrar pazardaki başarısını kanıtladı. "Moscov Mule" adındaki popüler ilk votka, zencefil ve votka karışımından oluşan bir kokteyldi. Kendi özel bakır kabında satışa sunulan bu votkanın örneklerine bugün Amerika'daki bazı likör satış mağazalarında ve küçük marketlerde rastlamak mümkün.
Bugün Amerika'da baskın içecek olan votka, bu ününü hem çok yönlü bir karışım olmasına, hem de hakkında yapılan reklam kampanyalarına borçlu. Bu kampanyalar arasında en çok beğenileninde şu sözler yazar: "Smirnoff, soluksuz bırakır"
Geçmişi 500 yıl mı?
Ruslar ile Polonyalılar’ın arasını açmaya kadar da ileri gitmiştir votka. Bir zamanlar Polonyalılar votkanın Polonya içkisi olduğunu öne sürseler de Ruslar onları bu iddialarından vazgeçmeleri için ikna etmişler. Aslında deyim yerindeyse votka konusunda geçmişi yeniden yorumlayan Ruslar oldu. Çünkü onlar en çok tüketen insanlar olarak votkayı sahiplenmiş durumdalar. Rusya’da votkanın içki olarak icadının 500'üncü yıldönümü kutlandı geçtiğimiz yıl. Aslında Ruslar çok daha da eskiye dayandırıyorlar votkayı.
Onsuz olmuyor
Votka, Rusya'da tüm tarihi boyunca son derece nazik ve insanların aniden ateşli hale gelmesine yol açan bir konu oldu. Buna istinaden yaygın olarak anlatılan bir de fıkrası var votkanın. 'Votka satan bir dükkanın önünde uzunca bir sıra varmış. Sırada saatler boyunca bekleyen bir yaşlı adamın sonunda sabrı taşmış ve “artık dayanamıyorum bu işkenceye, Kremlin'e gidip Gorbaçov'u öldüreceğim” diye bağırmış ve gitmiş. Bir kaç saat sonra geri döndüğünde sırada hala votka satın almak için beklemekte olan arkadaşları ona heyecanla sormuşlar 'Ne oldu öldürmeyi başarabildin mi? Adam cevap vermiş: “ne gezer, Gorbaçov'u öldürmek için bekleyenlerin oluşturduğu sıra buradakinden bile uzundu'. Anlaşılan o ki Ruslar onsuz yapamıyorlar.
Ülkenin başına hayli işler açan da bu içkidir aslında. 1970'lerin başında Dışişleri bakanı Andrei Gromyko Zavidova kasabasındaki yazlık evinden Moskova'ya dönüyordu. O gün arabasını da Komünist Parti genel sekreteri Brezhnev kullanmaktaydı. Arabada ikisi yalnız olduklarından Gromyko son derece hassas konuyu genel sekretere açmakta bir sakınca görmedi ve 'Leonid Ilyich, votka konusunda bir şeyler yapmalıyız. Halkın tümü alkolik olacak yakında' dedi. Brezhnev ilk önce suskunlukla karşıladı bu öneriyi.
Gerçekten kritik bir konuydu bu ve acele atılacak bir adım Sovyetler Birliği'nde hayli ağır problemlere neden olabilirdi. Bir süre sesiz kaldı, sonra aradan beş dakika geçince de Dışişleri bakanına dönerek 'Andrei Rus halkının votkasız yapması mümkün değildir, unut bu işi' dedi.
Bu görüşmeyi Mikhail Gorbaçev anlatmış, o da birinci elden Gromyko'dan dinlemiş bunu.
* * *
Afganistan işgalinde 10 yılda 14 bin Rus askeri öldü. Ama bugün Rusya'da her yıl 30 bin insan alkol zehirlenmesinden yaşama veda ediyor.
Ciddi bir sorun votka bağımlılığı ve bunun da tarihi nedenleri var.
Stalin, alkol düzeyi yüksek votkayı ucuza halka satarak, halkı uyuşturma programını uygulamıştı.
Dünya savaşlarında askerler iyi savaşsınlar diye Moskova'daki yöneticiler her askere onu sarhoş edecek kadar votka dağıttırıyorlardı.
Bu tür devlet politikaları sonucunda zaten aşırı içmeye meraklı olan insanlarda alkol bağımlılığı boyutu korkunç biçimde arttı.
Devlet büyük bir gelir kaynağı da olduğu için (20'inci yüzyılın başında ordunun üçte biri votka satışından elde edilen gelirle besleniyordu) bir yandan içki tüketimini teşvik ederken bir yandan da halkta takat bırakmayacağı nedeniyle de endişeler artıyordu.
Ve reformist yöneticiler iktidara geldiklerinde votka tüketimini kısıtlamak için yasaklayıcı tedbirlere başvuruyorlardı.
Örneğin yukarıdaki anekdotu aktaran Gorbaçev 1985 yılının Mayıs ayında 'Sarhoşluğu ve Alkolizmi Yenmek İçin Alınacak Tedbirler' adı verilen bir direktif yayınladı.
Ve bu direktif doğrultusunda harekete geçen Sovyet bürokrasisi anında Stalinist aşırlıklara başladı. Votka üreten fabrikalar yıkıldı, tarlalar yakıldı, barlar kapatıldı.
Sonuçta da hemen herkes Gorbaçev'e düşman oldu.
(Kaynak: 'The Russian God' Victor Erofeyev, The New Yorker dergisi Dec. 16, 2002)
Votka hayattır, vazgeçilmez
Bir başka ayık bilim adamı, Vladimir Nikolayev, önce "İnsanlar 50 bin yıl önce daha konuşmaya başlamadan içkiden keyif almaya başladılar" cümlesiyle, soyadının Rus olmasının hakkını veriyor. Devamla Ruslar'ın aslında Avrupalılar'dan çok daha sonra içmeye başladığını, ama 'iç ısıtan sıvı'nın soğuk ülkede kısa sürede yaygınlaştığını anlatıyor.
"Hangi dini seçsek" sorusu gündeme geldiğinde, "Votka, Rus'un eğlencesidir" sözüyle meşhur Prens Vladimir'in, "İslam dini iyi, ama bu kadar içen millete uymaz!" dediği söyleniyor. 13. yüzyıl çarlarından Gorbaçov'a kadar, devletin bazen votkaya yasak koyduğundan, bazen de bütçeyi doğrultmak için alkolü iyi kullandığından dem vuruyor Nikolayev. Halk ne olursa olsun votkadan vazgeçmiyor.
Sarhoşluk kurulu
Yalnız halk mı? Çarların saraylarında votkalı partiler gırla gidiyor. Bir ara Çariçe İkinci Katerina votkayı halka yasaklıyor, asilzadelere serbest bırakıyor. En çok içenlerden biri, en ünlü Rus çarı Büyük Pyotr (Deli Petro). Pyotr'un, sıkı votka içenlerden bir 'sarhoşluk kurulu' oluşturduğu ve zaman zaman 'kapalı oturumlar yaptığı' anlatılıyor.
Sonuçta votka, zaaf olduğu bilinmekle birlikte, içmekle neredeyse övünülen bir ulusal özellik haline gelmiş Rusya'da.
Rusya'da iki asker Sibirya, Yekaterinburg'daki birliklerinden 40 kilometre uzaktaki kasabaya votka satın almaya gitmek için tank çalınca başları belaya girdi. Askerler vukuatsız olarak votkaları tanka yükleyip dönerken araç arızalanarak yoldan çıktı ve ikinci el oto galerisindeki arabalara zarar verdi. Tutuklanan iki askerin, askeri mahkemeye çıkarılarak en şiddetli şekilde cezalandırılacağı açıklandı. (İHA)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder