Bu dönemde en önemli nokta, çocuğa iyi bir yemek yeme alışkanlığı kazandırmaktır. Çocuk ilk duygusal bağlarını kendisini besleyenle kurduğu için, çocuğun yemek yeme alışkanlığı kazanmasında büyüklerin tutumunun önemli bir rolü vardır.
Okul öncesi dönemde çocuk, yemek yerken arkadaşlık ister. Yalnız yemek yemekten hoşlanmaz, devamlı konuşur, sorular sorar. Ailenin bir bireyi olduğunu bilir ve onlarla aynı masada oturarak kendisine ait olayları, aktiviteleri anlatmaktan zevk alır. Çocuk kendi bilgisinin sınırları içinde, anlayabileceği şekilde konuşulsun ister. Her zaman anne ve babasından küçük öyküler dinlemeyi tercih eder. Onların yanında olmaktan mutluluk duyar. Belki yemek masasına alışmamıştır. Ya da hareketleri henüz olumlu değildir ama iştahla yemek yer. Kişiliğine verilen önem ve sıcak aile havası, onun kendisine olan güvenini artırır.
Diğer taraftan eğer ailenin masa başındaki konuşmaları onun anlayabileceği konular değilse ve onunla ilgilenilmezse çocuk kendi içine kapanır. Kişisel ilgiye olan açlığı, besinlere karşı olan açlığından daha üstün hale gelir ve yemekleri masaya döker, oynar veya hiç elini sürmez. Yememek için direnir ya da aşırı yeme yoluna giderek dikkat çekmeye çalışır.
Çocuğun yemek yemede güçlük yaratmasının başta gelen nedenleri, o yaşın fizyolojik durumunun gerektirdiği kalori ve besin gereksinmelerinin ne kadar olduğunun bilinmemesi ve çocuğun seçme arzusuna yer verilmemiş olmasıdır. Bu nedenle çocuğa istemediği yiyeceği vermekte ısrar etmemek gerekir. Çocuklara iyi bir yemek yeme alışkanlığı kazandırmak için onları seçim yapma konusunda serbest bırakmak şarttır. Çocuk ile büyükler arasındaki anlaşmazlığın temel nedeni annelerin belli saatlerde ve fazla miktarlarda yiyecek vermedeki ısrarıdır. Yemek saatlerinde çocuğun gösterdiği açlık hissi rehber alınmalıdır. Eğitim ve öğretimde gösterilen titizlik, beslenmede de gösterilmelidir. Anne yemek hazırlarken çocuğun da katılımını sağlayarak, konuya eğilimini artırabilir. Böylece yemek eğitimi vermek için ortam hazırlamış olur.
Çocuğun yemekleri, günlük gereksinimi olan besin öğelerini karşılayacak miktarlarda olmalıdır. Beslenmede mümkün olduğu kadar çeşitlilik sağlanmalı, çocuğun arzu ve kararları da göz önüne alınmalıdır. Red edilen yiyecekler, değişik şekillerde hazırlanarak, bu yiyeceklerin vücuttaki görevleri ilginç hale getirilip anlatılarak, çocuğun sevmesi ve yemesi sağlanmalıdır.
Örneğin 3 yaşındaki bir çocuk, genellikle üç öğün ve kendi başına yemek yiyebilir. Suyunu kendi bardağından içebilir. Bu çağda çeşitli besinlerin değeri her fırsatta çocuğa anlatılmalıdır.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder